Suça Teşebbüs: TCK 35 Şartları ve Güncel Ceza İndirimi

Adalet terazisi, kanun kitapları ve kalem

Suça teşebbüs, kişinin işlemeyi kastettiği suçun icrasına elverişli hareketlerle doğrudan başlamasına rağmen, elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamamasıdır. TCK m.35, yalnızca bir niyetin açıklanmasını veya hazırlık yapılmasını cezalandırma için yeterli görmez. Hangi suçun hedeflendiği, icranın ne zaman başladığı ve eylemin neden tamamlanamadığı ayrı ayrı belirlenmelidir. [1]

Bu ayrım ceza miktarını da etkiler. Bununla birlikte suçun tamamlanmaması, her olayda ceza sorumluluğunun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Ayrıca 2025’te değişen bazı ceza sınırları nedeniyle suç tarihi gözetilmeden hesap yapılmamalıdır.

Suça teşebbüs için hangi şartlar gerekir?

İlk koşul, belirli bir suçu işlemeye yönelik kasttır. Bunun yanında suçun doğrudan icrasına başlanmış olmalı ve yapılan hareketler hedeflenen suçu gerçekleştirmeye elverişli bulunmalıdır. Son olarak suç, kişinin elinde olmayan bir nedenle tamamlanamamış olmalıdır. Bu koşullardan biri eksikse olayın başka bir hukuki nitelendirmeye ihtiyaç duyup duymadığı araştırılır. [1] [3]

Kişinin neyi amaçladığı yalnız olayın sonucundan çıkarılamaz. Yaralanmanın hafif kalması, başlangıçtaki kastı tek başına belirlemediği gibi, ağır sonuç ortaya çıkması da bütün durumlarda aynı kastı göstermez. Sözler, hareketlerin yöneldiği kişi veya şey ve olayın bütünü değerlendirilir.

Teşebbüs, kast gerektiren bir düzenlemedir. Sonucu istemeden dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlaliyle işlenen taksirli suçlar için aynı yapı kurulamaz. Bu nedenle önce temel suçun ve manevi unsurunun belirlenmesi, ardından teşebbüs tartışmasına geçilmesi gerekir. [1]

Hazırlık hareketi ile icra hareketi arasındaki sınır

Hazırlık aşamasında suçun işlenmesine elverişli koşullar oluşturulabilir; fakat hedef suçun doğrudan icrası henüz başlamamış olabilir. Yalnızca kişinin niyetinin anlaşılması, bu sınırın aşıldığını göstermez. Hareketin suçun kanuni tanımıyla ne ölçüde yakın ve doğrudan bağlantılı olduğu incelenmelidir. [3]

Bir kişinin olay yerine gitmesiyle korunan alana veya suçun konusuna doğrudan müdahalesi aynı nitelikte olmayabilir. Ancak her suç için tek bir başlangıç işareti bulunmaz. Fiilin özellikleri ve suçun yapısı dikkate alınmadan, “henüz içeri girmedi” veya “hiçbir şey alamadı” gibi açıklamalarla değerlendirme bitirilemez.

Hazırlık hareketinin hedeflenen suç bakımından teşebbüs oluşturmaması, o hareketin bağımsız başka bir suç oluşturamayacağı anlamına gelmez. Örneğin tehdit veya mala zarar verme iddiası varsa bunların kendi unsurları ayrıca incelenir. Suç adları arasında seçim yapılırken aynı hareketin birden çok suçla ilişkisi de gerekçelendirilmelidir.

Yargıtay: İşyeri kilidine müdahale hangi aşamadadır?

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.07.2014 tarihli, 2013/507 E., 2014/340 K. sayılı kararında, hırsızlık amacıyla işyerinin kapı kilidini açmaya çalışan kişilerin polis gelince eylemi tamamlayamaması incelenmiştir. Yerel mahkeme, henüz hırsızlığın doğrudan icrasına başlanmadığını kabul ederek beraatte direnmiştir. [3]

Kurul çoğunluğu ise somut olayda malın korunduğu egemenlik alanına müdahaleyi ve kilidi açmaya yönelik hareketleri doğrudan icraya başlama olarak değerlendirmiştir. Hırsızlığa teşebbüsün oluştuğu gözetilmediği için direnme kararı bozulmuştur. Karardaki karşıoy farklı düşüncededir; makalede aktarılan sonuç çoğunluk kararına aittir.

Bu karar, eşyanın henüz alınmamış olmasının tek başına teşebbüsü dışlamadığını gösterir. Ancak her kapı müdahalesini, amacı ve delilleri araştırılmadan aynı suç olarak nitelendirmek de doğru olmaz.

Suça teşebbüs cezası ve güncel indirim aralıkları

TCK m.35/2, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre aşağıdaki sistemi öngörür. Tablo güncel düzenlemeyi gösterir; geçmiş fiillerde ayrıca lehe kanun incelemesi yapılır. [1]

Tamamlanmış suç için öngörülen cezaTeşebbüs hâlindeki kanuni çerçeve
Ağırlaştırılmış müebbet hapisOn dört yıldan yirmi bir yıla kadar hapis
Müebbet hapisOn yıldan on sekiz yıla kadar hapis
Diğer cezalarDörtte birden dörtte üçe kadar indirim

4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun’un 8. maddesi, müebbet türlerine karşılık gelen süreleri değiştirmiştir. Önceki on üç–yirmi yıl ve dokuz–on beş yıl aralıkları güncel hüküm yerine kullanılmamalıdır. Buna karşılık değişiklikten önce işlenen suçlarda TCK m.7 uyarınca fail lehine olan kanunun belirlenmesi gerekir. [1]

İndirim oranı, yalnızca suç tamamlanmadı denilerek seçilemez. Gerçekleşen zarar ve ortaya çıkan tehlike gerekçede açıklanmalıdır. TCK m.61’deki ceza belirleme sırası, diğer artırım ve indirimler ile kişinin durumuna ilişkin hükümler de sonucu etkileyebilir.

Suça teşebbüs ile gönüllü vazgeçme farkı

TCK m.35’te suç, failin elinde olmayan nedenle tamamlanamaz. TCK m.36’da ise icra hareketlerinden gönüllü vazgeçilmesi veya kişinin kendi çabasıyla tamamlanmanın ya da neticenin önlenmesi söz konusudur. İkinci durumda teşebbüsten ceza verilmez; fakat tamamlanan bölüm bağımsız bir suç oluşturuyorsa o suçtan sorumluluk devam edebilir. [1]

Örneğin dış müdahale nedeniyle devam edememekle, devam etme imkânı varken kişinin kendi iradesiyle durması aynı değildir. Sonradan “vazgeçmiştim” denilmesi yerine eylemin kesildiği anın koşulları araştırılır. Suç tamamlandıktan sonraki ödeme veya pişmanlık da kendiliğinden gönüllü vazgeçme sayılmaz; ilgili özel düzenlemeler ayrıca incelenir.

Tokat’ta teşebbüs dosyasında olay sırası nasıl kurulmalı?

Varsayımsal olarak Tokat’taki bir işyerinin kapısında yakalanan kişi hakkında hırsızlığa teşebbüs iddiası bulunduğunu düşünelim. İncelemede kişinin kapıya ne amaçla geldiği, hangi hareketleri yaptığı, içerideki mallarla bağlantısı ve eylemin neden durduğu araştırılmalıdır. Yalnız yakalandığı yer, bütün suç unsurlarını açıklamayabilir.

Kamera kayıtları, olay yeri tutanağı, eşya üzerindeki bulgular, tanık anlatımları ve varsa teknik incelemeler birbirleriyle karşılaştırılmalıdır. Özellikle müdahalenin zamanı ile kişinin kendi iradesiyle durduğu savunması arasındaki ilişki önemlidir. Görüntünün öncesi ve sonrası korunmalı, eksik bölüm olup olmadığı belirtilmelidir. Hukuka uygun delil ilkesi ayrıca gözetilir. [2]

Tokat’ta avukatlık ve dosya incelemesi bakımından bu zaman çizelgesi, kast ve icra başlangıcının ayrı değerlendirilmesini sağlar. Ceza hukuku sürecinde suçun hangi aşamada kaldığı, yalnız bir indirim talebi olarak değil, olayın hukuki niteliğinin parçası olarak açıklanmalıdır.

Sık sorulan sorular

Suça teşebbüs için mutlaka zarar oluşmalı mı?

Hayır. Kanun zarar yanında tehlikenin ağırlığını da dikkate alır. Ancak kast, elverişli hareket ve doğrudan icraya başlama koşulları ayrıca bulunmalıdır. [1]

Hiçbir eşya alınmadıysa hırsızlığa teşebbüs olmaz mı?

Böyle genel bir sonuç çıkarılamaz. Somut hareketin icra başlangıcı olup olmadığı ve suçun neden tamamlanamadığı araştırılır. [3]

Teşebbüste ceza her zaman yarıya mı iner?

Hayır. Cezanın türüne göre kanuni aralık uygulanır. Diğer cezalar için dörtte birden dörtte üçe kadar indirim öngörülür. [1]

Sonradan pişman olmak gönüllü vazgeçme sayılır mı?

Tek başına sayılmaz. Vazgeçmenin zamanı, gönüllülüğü ve tamamlanmayı önlemedeki etkisi TCK m.36 çerçevesinde incelenir. [1]

Hukuki dayanaklar

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.7, 21, 22, 35, 36 ve 61; 7550 sayılı Kanun, m.8.
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.217 ve 230.
  3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 02.07.2014, 2013/507 E., 2014/340 K.
Scroll to Top