Bir tartışmada söylenen söz, gönderilen mesaj veya yapılan hareket, karşı tarafa gelecekte bir kötülük gerçekleştirileceğini bildiriyorsa tehdit suçu gündeme gelebilir. Ancak her sert ifade aynı hukuki sonucu doğurmaz. Bildirilen kötülüğün konusu, sözlerin bağlamı, kullanılan araç ve failin iradesi birlikte değerlendirilir. Hayata yönelik tehditle malvarlığına zarar verme tehdidi arasında ceza, şikâyet ve soruşturma bakımından önemli farklar vardır.
TCK 106 hakkında internette bulunan eski ceza tabloları özellikle nitelikli tehdit yönünden yanıltıcı olabilir. Bu yazı, 13 Ekim 2026 tarihinde yürürlükte bulunan düzenlemeler esas alınarak hazırlanmıştır. Olay daha önce gerçekleşmişse, suç tarihindeki kanun ile sonraki düzenlemelerin ayrıca karşılaştırılması gerekir.
Tehdit suçu nedir, hangi hakkı korur?
Tehdit, kişinin kendisinin veya yakınının belirli değerlerine yönelen bir saldırının ya da başka bir kötülüğün gerçekleştirileceğinin bildirilmesidir. TCK 106, kişinin korku altında kalmadan karar verebilmesini ve iç huzurunu korur. Failin söylediğini gerçekten yerine getirmesi, suçun oluşmasının zorunlu şartı değildir. Söz veya davranışın, olayın koşullarında ciddi bir kötülük bildirimi niteliğinde olması önemlidir.
Örneğin öldürme bildirimiyle, hukuka uygun şekilde dava açılacağının söylenmesi aynı değildir. “Alacağım için icraya başvuracağım” ifadesi, hakkın olağan yollarla aranacağının bildirilmesi olabilir. Buna karşılık bir hakkın varlığı, karşı tarafı fiziksel saldırıyla korkutmayı hukuka uygun hale getirmez. Borç, aile veya iş ilişkisi, tehdidin değerlendirilmesinde olayın bağlamını oluşturur; tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz. TCK 106
Suçun unsurları nelerdir?
Kötülük bildirimi ve mağdura ulaşma
Tehdit yüz yüze, telefonla, mesajla, sosyal medya üzerinden veya anlamı açık bir hareketle gerçekleştirilebilir. Sözün doğrudan mağdura söylenmesi her durumda zorunlu değildir; üçüncü kişi aracılığıyla ulaştırılması da olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Bu durumda sözlerin mağdura iletilmesinin amaçlanıp amaçlanmadığı ve gerçekten nasıl ulaştığı araştırılır.
Belirsiz bir yakınma ile belirli kişiye yönelen tehdit ayrılmalıdır. İsim yazılmaması, muhatabın belirlenemediği anlamına gelmez. Önceki yazışmalar, etiketleme, paylaşım zamanı ve taraflar arasındaki olay, kimin hedef alındığını gösterebilir. Buna karşılık yalnız tahmine dayalı olarak bir sözün belirli kişiye yöneltildiği kabul edilemez.
Objektif ciddiyet ve kast
Suçun değerlendirilmesi yalnız mağdurun “korktum” veya “korkmadım” demesine indirgenmez. İfadenin somut koşullarda korkutmaya elverişli olup olmadığı incelenir. Tarafların ilişkisi, önceki davranışlar, olayın geçtiği yer ve kullanılan araç bu değerlendirmeyi etkiler. Failin tehdidi gerçekleştirecek hazırlık yapmamış olması, tek başına suçun oluşmadığını göstermez.
Tehdit kasten işlenebilir. Sözün anlamı, konuşmanın bütünü içinde belirlenmelidir. Bir cümlenin bağlamından koparılması yanlış nitelendirmeye yol açabilir. Bununla birlikte öfke veya tartışma sırasında söylenmiş olması, tehdit içeren ifadeyi kendiliğinden suç olmaktan çıkarmaz. Şaka ya da uyarı savunması da yalnız bu kelimelerin kullanılmasına bakılarak kabul edilmez.
Basit tehdit ve güncel ceza aralıkları
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit
TCK 106/1'in ilk cümlesinde, kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı bildirimi düzenlenir. Ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Bu suçun soruşturulması şikâyete bağlı değildir.
Öldürme tehdidi için saldırının fiilen başlamış olması gerekmez. Buna karşılık silahla hedef alarak ateş etme gibi eylemlerde mesele yalnız kullanılan sözlerden ibaret kalmaz; öldürmeye veya yaralamaya yönelik kast ve icra hareketleri ayrıca incelenir.
Malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidi
TCK 106/1'in diğer düzenlemesinde, malvarlığı itibarıyla büyük zarara uğratma veya sair kötülük etme tehdidi yer alır. Güncel yaptırım iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Bu halde soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır.
“Sair kötülük” ifadesi her rahatsız edici sözü kapsayan sınırsız bir alan değildir. Bildirimin ağırlığı ve korkutmaya elverişliliği somutlaştırılmalıdır. İş veya aile yaşamına ilişkin her anlaşmazlığın tehdit olarak adlandırılması, kanuni unsurların incelenmesi ihtiyacını ortadan kaldırmaz. TCK 106 ve 7550 sayılı Kanun m.11
Nitelikli tehdit hangi durumlarda oluşur?
TCK 106/2, tehdidin şu şekillerde işlenmesini daha ağır yaptırıma bağlar:
- Silahla işlenmesi.
- Kişinin kendisini tanınmayacak hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle işlenmesi.
- Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi.
- Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılması.
Bu hallerde güncel temel ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Üst sınır, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile yükseltilmiştir. Eski tarihli fiile yeni ve daha ağır üst sınır doğrudan uygulanamaz; TCK 7 uyarınca lehe kanun değerlendirmesi yapılır.
Silahın olayla ilgisiz biçimde bir yerde bulunmasıyla korkutma aracı olarak kullanılması aynı değildir. Birden fazla kişinin olay yerinde bulunması da tek başına birlikte tehdit kabulü için yeterli açıklama oluşturmaz. Her kişinin eylemi, ortak hareketi ve katkısı gösterilmelidir. Sahte hesapla gönderilen her mesajın otomatik olarak imzasız mektup sayılması yerine, kullanılan yöntem ve ilgili nitelikli halin koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Şikâyet süresi, vazgeçme ve uzlaştırma
Şikâyete bağlı malvarlığı veya sair kötülük tehdidinde genel süre, fiilin ve failin kimliğinin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. TCK 73'teki dava zamanaşımı sınırı da saklıdır. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditle nitelikli tehditte ise soruşturma için şikâyet şartı aranmaz. Bu nedenle “şikâyetimi geri aldım, dosya mutlaka kapanır” sonucuna varılamaz.
CMK 253/1-b-3, TCK 106'nın birinci fıkrasını uzlaştırma kapsamına alır. Dolayısıyla şikâyete bağlı olmayan ilk cümle kapsamındaki tehdit de uzlaştırmaya konu olabilir. TCK 106/2'deki nitelikli tehdit ise bu kapsamda değildir. Şikâyete bağlılık ve uzlaştırma, birbirinin yerine kullanılabilecek kavramlar değildir.
Aynı mağdura karşı birlikte işlenen başka suçlar da önem taşır. CMK 253/3'teki genel engel değerlendirilirken, önödeme kapsamındaki bir suçla uzlaştırma kapsamındaki suçun birlikte işlenmesine ilişkin güncel istisna gözden kaçırılmamalıdır. Örneğin önödemeye tabi hakaret ile basit tehdidin birlikte bulunması, tehdit bakımından uzlaştırmayı otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Güncel CMK 253–254
Uzlaştırma teklifini kabul etmek, suç işlendiğini kabul etmek anlamına gelmez. Görüşmelerin sonucu ve kararlaştırılan edimin yerine getirilmesi dosyanın akıbetini etkiler. Başvuru hazırlığında suç tarihi, mesajlar ve önceki işlemler birlikte incelenmelidir.
İspat, görevli mahkeme ve kanun yolları
Tehdit soruşturması Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülür. Olağan görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Çocuk yargılaması veya daha ağır başka bir suçla bağlantı gibi özel durumlar ayrıca değerlendirilir. Yetkide CMK 12'deki suçun işlendiği yer kuralı ve uygulanabilir özel hükümler esas alınır. İnternetten işlenen suçlarda yalnız şüphelinin veya yalnız mağdurun adresinin her dosyada belirleyici olduğu söylenemez. 5235 sayılı Kanun m.11–14
Mesajın yalnız seçilmiş bir satırı yerine konuşmanın bütünü, tarih-saat bilgileri, hesap bağlantısı ve mümkünse özgün kayıt korunmalıdır. Ekran görüntüsü yararlı olabilir; fakat hesabın kime ait olduğu tartışmalıysa tek başına tüm ispat sorunlarını çözmez. Tanık anlatımları, kamera kaydı ve diğer hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilir. Bir delili elde etmek için izinsiz hesaba girilmesi veya hukuka aykırı kayıt yapılması ayrı sorunlar doğurabilir.
Genel yargılama usulünde verilen ve istinafa açık hükümlerde güncel başvuru süresi, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır. Kesinlik sınırları, basit yargılamanın özel itiraz yolu ve eski kararlar hakkındaki geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir. HAGB kararı verilmişse karar tarihi ile ilk karar mı, sonradan açıklanan hüküm mü olduğu önemlidir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı suçtan zarar gören, tebliğden itibaren iki hafta içinde CMK 173'teki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. Basit yargılamada itiraz süresi öğrenmeden itibaren iki haftadır. Bölge adliye mahkemesi kararının CMK 286 gereğince temyize açık olduğu durumlarda süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. CMK 173, 252, 268, 272–273, 286, 291 ve geçici m.6
Uygulamada suçların birbirinden ayrılması
Hakaret, kişinin şeref ve saygınlığına saldırıyı; tehdit ise gelecekte gerçekleştirilecek kötülük bildirimini konu alır. Aynı mesajda ikisi bulunabilir. Bu ayrımın ayrıntıları Hakaret Suçu – TCK 125 yazısında ele alınmaktadır.
Tehdit amacıyla ayrıca yaralama, öldürme veya mala zarar verme gerçekleşmişse TCK 106/3 uyarınca bu suçlar yönünden de sorumluluk gündeme gelir. Ancak her olayda aynı hareket için otomatik olarak iki ayrı ceza hesaplanamaz; suçların birleşmesi ve eylemlerin ayrılığı incelenir. Fiziksel saldırı bulunan olaylarda TCK 86 kasten yaralama açıklamaları; öldürmeye yönelik icra hareketlerinde TCK 81–82 kasten öldürme içeriği birlikte okunabilir.
Tokat'ta yürütülen bir soruşturmanın değerlendirilmesinde de aynı kanuni ölçütler geçerlidir. Dosyanın soruşturma ve yargılama aşamalarına ilişkin genel çerçeveye Ceza Hukuku hizmet sayfasından ulaşılabilir.
Doğrulanmış Yargıtay kararları ne gösteriyor?
Konuşmanın bütünü ve tehdidin ciddiyeti
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 24.09.2025 tarihli, E.2023/17791, K.2025/7867 kararında okul ortamındaki bir konuşmayı değerlendirmiştir. Daire; olayın oluşunu, tanık anlatımlarını ve kayda yansıyan konuşmanın bütününü inceleyerek, başka bir öğrencinin zarar görmesini önlemeye yönelik uyarı bağlamında tehdit kastının ve suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmiştir. Bu karar, belirli kelimelerin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini gösterir. Her sert sözün uyarı sayılacağı veya tartışmanın cezasızlık sağlayacağı şeklinde genellenemez. Resmî karar metni
Silahla korkutma ile öldürmeye teşebbüs ayrımı
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.03.2026 tarihli, E.2024/1916, K.2026/2339 kararında, birden fazla kişiye yönelik silahlı olay içindeki eylemler ayrı ayrı incelenmiştir. Belirli kişiyi hedef alarak birden fazla kez ateş etmenin öldürmeye teşebbüs kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş; diğer kişilere yönelik gözdağı eylemlerinde ise nitelikli tehdit ve iştirak hükümleri tartışılmıştır. Kararın önemi, olayın tüm mağdurlar için tek etiketle açıklanamamasıdır. Hedef, atış yönü, deliller ve her failin katkısı hukuki nitelendirmeyi değiştirebilir. Resmî karar metni
Sık sorulan sorular
Mesajla tehdit suç oluşturur mu?
Evet. Mesajın içeriği ve koşulları TCK 106'daki unsurları taşıyorsa iletişim aracının dijital olması suçun oluşmasını engellemez. Mesajın aidiyeti ve bütünlüğü ayrıca ispatlanmalıdır.
“Seni öldürürüm” sözü için şikâyet gerekli midir?
Hayata yönelik tehdit resen soruşturulur. Bununla birlikte sözün bağlamı ve suçun diğer unsurları yine incelenir. Mağdurun başvurusu, delillerin toplanması açısından önem taşıyabilir.
Silahla tehdidin cezası kaç yıldır?
Güncel temel aralık iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Fiilin tarihi, lehe kanun, indirim ve diğer bireyselleştirme nedenleri sonuç cezayı etkiler; bu aralık tek başına kesin ceza hesabı değildir.
Şikâyetten vazgeçince tehdit davası düşer mi?
Yalnız şikâyete bağlı türler bakımından ve kanuni şartlar içinde düşme gündeme gelebilir. Resen soruşturulan tehditte vazgeçme tek başına dosyayı kapatmaz; uzlaştırma ayrıca değerlendirilir.
Hakaret ve tehdit aynı dosyada bulunabilir mi?
Evet. Her bir suçun unsurları ve usulü ayrıdır. Hakaretin önödemeye tabi olduğu bir olayda, basit tehdidin uzlaştırma durumu güncel CMK 253/3 istisnasıyla birlikte incelenir.
Tehdit suçunda tutuklama zorunlu mudur?
Hayır. Tutuklama veya adli kontrol, cezanın otomatik sonucu değildir. Somut deliller, tutuklama nedenleri, ölçülülük ve kanuni yasaklar ayrıca değerlendirilir. Ayrıntılar Tutuklama ve Adli Kontrol yazısında açıklanmaktadır.
Tehdit dosyasında HAGB mümkün müdür?
Sonuç ceza ve CMK 231'deki diğer koşullar uygunsa değerlendirilebilir. Suçun adı tek başına yeterli değildir. Güncel şartlar ve karar tarihine göre başvuru yolları, HAGB yazısında ayrıca açıklanmaktadır.
Kanuni kaynaklar
TCK m.7, 73 ve 106; 7550 sayılı Kanun m.11 ve 21; CMK m.12, 231, 252–254, 272–273 ve geçici m.6; 5235 sayılı Kanun. Kararların resmî bağlantıları ilgili açıklamaların yanındadır.

